Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir? Belirtileri, Risk Faktörleri ve Tedavisi - Vitafenix
Tüm siparişlerinizde kargo ücretsizdir
Sepetim
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Ara Toplam :
KDV (%1) :
İskonto
Kargo :
Toplam :
Sepet
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir? Belirtileri, Risk Faktörleri ve Tedavisi - Vitafenix

05.09.2023


Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir? Belirtileri, Risk Faktörleri ve Tedavisi



Osteoporoz (kemik erimesi), vücudunuzdaki kemiklerin yıkımı arttığında, yeterince kemik üretilemediğinde veya her iki durumun birlikte gözükmesi sonucunda gelişen bir kemik hastalığıdır.

Düşük kemik yoğunluğu, kemikleri zayıf, kırılgan hale getirir ve kemiğin aniden ve beklenmedik şekilde kırılma riskini artırır. Osteoporozunuz varsa, hafif şiddetle yere düşmek, hatta eğilmek veya öksürmek nedeniyle bile bir kemiğin kırılması mümkündür.

Osteopeni ise kemik yoğunluğunun düşük olması sonucunda kemiklerin olması gerekenden daha zayıf olduğunda gelişen bir durumdur. Osteopeni, osteoporoz kadar şiddetli değildir ancak tedavi edilmezse sıklıkla osteoporoza yol açar.

Hem erkekler hem de kadınlar osteoporoz geliştirebilir, ancak osteoporoz riski menopoza girmiş kadınlar için çok daha yüksektir. Menopoz sırasında östrojen seviyeleri düşer ve bu durum kemik kaybına neden olabilir. Meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı yaklaşımlar da kemik kaybına katkıda bulunabilir.

Osteoporoz ve osteopeni neden olur?

Kemikler yaşam boyunca sürekli kendini yenilemektedir. Kemikler dinamik, canlı dokulardır ve vücudunuz her gün yeni kemik dokuları üretmekte ve eskilerini parçalamaktadır. Çocukluk ve gençlik yıllarında vücutta yeni kemik üretimi fazla iken eski kemiğin parçalanma miktarı daha azdır. Bunun sonucunda vücut daha hızlı yeni kemik üretimi yapar ve kemik yoğunluğu artar. 20'li yaşların başından sonra bu süreç giderek yavaşlar. Yaşlandıkça vücutta yeni kemik üretimi azalır ve kemiklerin yıkımı daha hızlanır.


Aşağıdaki durumlarda osteopeni ve osteoporoz gelişme riski daha yüksektir:

  • Kadın olmak
  • Belirli bir hormon tedavisi gören ancak östrojen almayan transseksüel bir kadınlar veya testislerin alınmasıyla cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmiş ancak östrojen almayan bireyler
  • Hormon tedavisine başlamamış, belirli türde hormon tedavisi gören veya yumurtalıklarının alınmasıyla cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmiş transseksüel erkekler
  • İleri yaşlı bireyler veya menopoza girmiş bireyler
  • Ailede osteoporoz öyküsü varlığı
  • Tiroid, paratiroid veya adrenal bezlerin aşırı aktif olduğu bireyler
  • Kilo verme ameliyatı veya organ nakli geçirmiş bireyler
  • Çölyak veya inflamatuar bağırsak hastalığı geçirmiş bireyler
  • Romatoid artrit hastaları
  • Yeterince kalsiyum almayan bireyler
  • Yeme bozukluğu yaşayan bireyler
  • Egzersiz yapmayan kişiler
  • Günde ikiden fazla alkollü içki tüketimi
  • Sigara kullanımı

Vücudun östrojen üretmesini durdurarak çalışan bazı meme kanseri tedavileri de düşük östrojen seviyeleri oluşturarak kemik kaybına neden olabilir.

Meme kanserinin tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçları kemik yoğunluğunuzu doğrudan etkileyebilir. Kemoterapi erken menopoza neden olabilir, bu da sizi daha düşük kemik yoğunluğu riskiyle karşı karşıya bırakır. Ayrıca yan etkileri azaltmak için bazı kemoterapi ilaçlarıyla birlikte verilen steroidler de kemik kaybına neden olabilir.

Yumurtalıkların cerrahi olarak çıkarılması veya ilaçla işlevlerinin durdurulması sonucunda da vücudunuzun östrojen seviyelerinde ani bir düşüş oluşabilir ve bu da kemik yoğunluğunun azalmasına neden olabilir.



Kemik yoğunluğunun ölçülmesi

Doktorlar kemik mineral yoğunluğunu DEXA (çift enerjili X-ışını absorpsiyometri) taramasıyla ölçer. DXA taraması olarak da adlandırılan DEXA taraması, doktorların kalça, omurga ve bilek gibi belirli kemiklerin mineral içeriğini görmesini sağlamak için çok az miktarda radyasyon kullanır. Kemik yoğunluğu ölçüm testi hızlı ve ağrısızdır.

Kalça ve omurgadaki kemik mineral yoğunluğunu ölçmek için DEXA taramasının kullanılması, osteoporozu teşhis etmenin ve kemiğin kırılma riskini tahmin etmenin en güvenilir yolu olarak kabul edilir.


DEXA tarama sonuçlarınız iki puan ile oluşturulan bir sistem ile incelenir:


T-puanı: T-puanınız, sizin kemik yoğunluğunuz ile aynı cinsiyet ve etnik kökene sahip 25-35 yaş arası sağlıklı yetişkinlerin ortalama kemik yoğunluğu arasındaki farktır. -1 ve üzeri puan normal kabul edilir. -1 ile -2,5 arası puan osteopeni, -2,5 ve altı puan ise osteoporoz olarak sınıflandırılır. T puanı ne kadar düşükse kemik mineral yoğunluğunuz da o kadar düşük olur.

Z-puanı: Z-puanınız, yaşınıza, cinsiyetinize, etnik kökeninize, boyunuza ve kilonuza göre normal kabul edilen kemik yoğunluğuna karşı kemik yoğunluğunuzdur. Yaşlı insanlar arasında düşük kemik mineral yoğunluğu yaygındır, dolayısıyla Z skorları yanıltıcı olabilir.


Ulusal Osteoporoz Vakfı aşağıdaki durumlarda DEXA kemik yoğunluğu taraması yaptırmanızı önerir:

  • 65 yaşında veya yaşlı kadınlar
  • 70 yaşında veya daha yaşlı erkekler
  • 50 yaşından sonra fazla sayıda kemik kırığı hikayesi olan bireyler
  • 65 yaş altı, osteoporoz risk faktörleri taşıyan, menopoz sonrası dönemde bir kadınsanız
  • 50 ila 69 yaşlarında risk faktörleri olan bir erkekseniz

Osteoporoz riskiniz hakkında doktorunuzla konuşmanız ve kemik mineral testine ne zaman başlamanız gerektiğini sormanız önemlidir.

Yaşınız ne olursa olsun, kadınlarda meme kanseri tedavi planınız kemik sağlığınızı etkileyebilecek tedavileri içeriyorsa doktorunuzun şunları önermesini bekleyebilirsiniz:

  • Tedaviye başlamadan önce temel bir DEXA taraması
  • Tedavi sırasında düzenli DEXA taramaları

Tarama sonuçları size ve doktorunuza kemiklerinizin güçlü kaldığından emin olmanıza ve kemik yoğunluğunuz düşmeye başlarsa acil önlem almanıza yardımcı olabilir.


Osteoporoz ve Osteopeni Belirtileri

Osteopeni ve osteoporozun, özellikle erken evrelerde tipik olarak herhangi bir belirti yoktur. Pek çok insan, bir kemiği kırılana kadar düşük kemik yoğunluğuna sahip olduklarının farkına varmaz. Yaşlandıkça, osteopeni veya osteoporoz anlamına gelebilecek aşağıdaki belirtilere dikkat etmeniz mantıklı olacaktır:

  • Yaşlandıkça zaman içinde boyunuzun düzenli olarak kısaldığını farketmek
  • Öne doğru eğilmiş postür
  • Beklenenden çok daha kolay kırılan kemikler (örneğin eğilme veya öksürme nedeniyle)

Osteoporoz ve Osteopeni Tedavisi

Doktorlar genellikle osteoporoz ve osteopeniyi tedavi etmek için belirli yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlı tedaviler önermektedir.


Osteoporoz ve Osteopeni Tedavisinde Yaşam Tarzı ve Beslenme Değişiklikleri

Yeterli kalsiyum tüketimi


İhtiyacınız olan kalsiyum miktarı, yaşınıza ve cinsiyetinize bağlıdır:


  • 19 ila 50 yaş arası kadın ve erkeklerin günde 1000 miligrama ihtiyacı vardır
  • 51 ila 70 yaş arası kadınların günde 1.200 miligrama ihtiyacı vardır
  • 51 ila 70 yaş arası erkeklerin günde 1000 miligrama ihtiyacı vardır
  • 71 yaş ve üzeri kadın ve erkeklerin günde 1.200 miligrama ihtiyacı vardır

Takviyelerden ziyade gıdalar en iyi kalsiyum kaynağıdır. Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri kalsiyum bakımından yüksektir. Diğer iyi kaynaklar şunlardır:

  • Somon
  • Sardalye
  • Lahana
  • Brokoli
  • Kalsiyumla zenginleştirilmiş meyve suları ve ekmekler
  • Kuru incir


Yiyeceklerden yeterli miktarda kalsiyum almakta zorlanıyorsanız, doktorunuza kalsiyum takviyesi önermesini isteyebilirsiniz.


Yeterli miktarda D vitamini tüketimi


D vitamini vücudunuzun kalsiyumu emmesine yardımcı olur. Güneş ışığından biraz D vitamini alabilirsiniz. İhtiyacınız olan D vitamini miktarı aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi faktöre bağlıdır:

  • Yaşınız
  • Etnik kökeniniz
  • Yaşadığınız coğrafya
  • Mevsim
  • Ne kadar güneşe maruz kaldığınız

Ulusal Sağlık Enstitüleri, 19 ila 70 yaş arası yetişkinlerin günde 600 IU (uluslararası birim) ve 71 yaş ve üzeri yetişkinlerin ise günde 800 IU d vitamini almasını önermektedir. Yine de, eğer daha koyu bir cildiniz varsa veya çok az güneş ışığına maruz kalıyorsanız, yiyecekler ya da takviyeler ile daha fazla D vitamini almaya ihtiyacınız olabilir.


D vitamini açısından zengin besinler şunlardır:

  • D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ve tahıllar
  • Somon, ton balığı ve uskumru gibi yağlı balıklar
  • Morina karaciğeri yağı

D vitamini takviyesi alıyorsanız çoğu uzman D2 (ergokalsiferol) formu yerine D3 (kolekalsiferol) formunu almanızı önerir.

D vitamini yağda çözünen bir vitamin olduğundan, vücudunuz onu en iyi şekilde alabilmesi için vitamini bir miktar yağ içeren bir yemek veya atıştırmalıkla birlikte almanız önerilmektedir.


Düzenli egzersiz


Ağırlık ve kas güçlendirme egzersizleri kemik yoğunluğunu oluşturmanıza ve korumanıza yardımcı olarak kemiklerinizin yaşamınız boyunca sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir. Denge egzersizleri, özellikle yaşlandıkça düşme riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Günde en az 30 dakika ağırlık kaldırma ve kas güçlendirme egzersizlerini bir arada yapmayı denemek iyi bir fikirdir. Ayrıca bir gün ağırlık kaldırma ve kas güçlendirme egzersizleri, ertesi gün ise denge egzersizleri yapmayı deneyebilirsiniz.

Alkolü sınırlayın veya kaçının


Araştırmalar, aşırı alkol tüketiminin kemik sağlığını önemli ölçüde etkilediğini ve osteoporoz riskini artırdığını göstermektedir.


Sigara içmeyin, içiyorsanız da bırakın


Tütün kullanımı kemikleri zayıflatır.


Osteoporoz ve Osteopeni Tedavisinde İlaç Kullanımı


Hangi osteoporoz ilacını önereceğine karar verirken doktorunuz aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi faktörü göz önünde bulundurmaktadır:


  • Cinsiyetiniz: Bazı ilaçlar hem kadınlar hem de erkekler için onaylanmıştır, bazıları ise yalnızca kadınlar için onaylanmıştır.
  • Yaşınız: Bazı ilaçlar menopoz sonrası genç kadınlar için en iyisidir, diğerleri ise yaşlı kadınlar için en iyisidir.
  • Kemik yoğunluğunuz: Farklı osteoporoz ilaçları farklı şekillerde çalışır. Kemik yoğunluğu son derece düşük olan veya birden fazla kemiği kırılmış bir kişiye yönelik ilaç, kemik yoğunluğu normalden biraz daha düşük olan birine yönelik ilaçtan farklıdır.
  • Sahip olabileceğiniz diğer sağlık durumları: Eğer size meme kanseri teşhisi konulduysa östrojen içeren osteoporoz ilaçları almamalısınız.
  • Tercihleriniz: Her gün hap almaktansa ayda bir veya yılda bir kez enjeksiyon yaptırmak sizin için daha kolay olabilir.